Genel

Chrome’da Birikmiş Yer İntihar Etmeden: Aftermark Ne Yapıyor?

Şunu söyleyeyim, İtiraf edeyim, ben de yıllarca “sonra bakarım” diye biriktirip duranlardanım. Sabah kahvesiyle açtığım sekmeler, öğlen arasında kaydettiğim makaleler, akşam üstü “bunu genelde okuyacağım” dediğim linkler… Sonra ne oluyor? Hiçbir şey. Klasör şişiyor, vicdan hafifçe dürtüyor, ben de kapatıp kaçıyorum. İşin garibi şu: sorun linklerin çokluğu değil aslında. Asıl mesele o linklerin neyi temsil ettiğini unutmak — hani kaydederken kafanda net bir niyet vardı,. Üç ay sonra o niyet buharlaşmış oluyor (inanın bana)

David Christian Liedle’ın Aftermark fikri tam da bu boşluğa parmak basıyor. Yüzeyden bakınca “bookmark (söylemesi ayıp) yöneticisi” gibi görünüyor, ama aslında daha derinde bambaşka bir derdi çözmeye çalışıyor: geçmişteki niyetini geri getirmek. Geçen ay İstanbul’da bir ürün toplantısında benzer bir problem konuşuluyordu; ekip, yüzlerce kaydın neden tutulduğunu hatırlayamıyordu. Link var ama bağlam yoksa — açık konuşayım — o veri yarı ölü sayılır.

Bookmark dediğin şey aslında bağlantı değil

Buradan başlayalım. Klasik bookmark mantığına ters düşüyor gibi görünse de Aftermark’ın temel iddiası bence daha gerçekçi: bir yer imi sadece URL değildir. O anki düşüncenin sıkıştırılmış hali gibidir bir nevi. “Şu ürüne sonra döneyim”, “bu framework’ü araştıracağım”, “şu fiyatı karşılaştırmam lazım”… hepsi aynı torbaya giriyor. Zaman geçince torbanın içi karışıyor. Torbanın kendisi de şişiyor.

Ben bunu 2023 sonbaharında kendi not sistemimde çok net yaşadım. Ankara’da çalıştığım küçük bir editoryal projede 600’e yakın link vardı ve kimse hangisinin neden eklendiğini bilmiyordu. Sadece adresler duruyordu, öylece. Sonra bir hafta ayırıp etiketlemeye çalıştık; işin yarısı çöpe gitti çünkü bağlam baştan kaybolmuştu (ki bu çoğu kişinin gözünden kaçıyor). Baştan. Geriye dönük kurtarmanın sınırı var.

İşte tam da bu noktada devreye giriyor.

Aftermark’ın yaklaşımı biraz daha dürüst bu noktada: “Sana düzen vaat etmiyorum, önce niyetini geri çıkarayım.” Fena değil. Mantıklı değil mi? Hatta baya işe yarayan bir bakış açısı bu, çünkü kullanıcıların çoğu aslında klasör istemez; asıl istedikleri şey geçmişteki karar anına dönmektir.

Aftermark ne yapıyor?

Teknik tarafına bakarsak — bu uzantı Chrome bookmarks veritabanını alıp yerelde IndexedDB içine taşıyor ve orada işlemeye başlıyor. Buluta göndermiyor. API anahtarı istemiyor. Model çağırmıyor. Bu kısım önemli, çünkü bookmark gibi kişisel verilerde mahremiyet konusu hafife alınacak iş değil; bir sürü benzer araç tam bu noktada tökezliyor.

Bir de şu var: sistem AI’a yaslanmadan çalışıyor. URL desenleriyle sınıflandırma yapıyor, alan adı eşleştirmeleri kullanıyor ve gayet mekanik ama güvenilir bir çerçeve kuruyor. Siz hiç denediniz mi? Hani bazen yapay zekâ eklemeye gerek yok ya — işte tam o noktadayız burada.

💡 Bilgi: Aftermark’ın mantığı şuna benziyor: dağınık çekmecedeki fişleri tek tek okumak yerine önce türlerine göre ayırmak (fatura mı, garanti belgesi mi, market fişi mi). İçerik değişmiyor ama anlam kazanıyor.

Sınıflandırma meselesi

Araç toplamda 17 içerik tipi tanımlıyor. GitHub deposu mu, makale mi, video mu, dokümantasyon mu — bunları URL kalıplarından ve alan adlarından çıkarıyor. Makine öğrenmesi gösterişi yok. Bu ne anlama geliyor? Ama sonuç pratikte yeterli olabiliyor, şaşırtıcı biçimde.

Şöyle ki, Tabii kusursuz değil — bunu söylemek lazım (inanın bana). Bazı siteler karmaşık yapı kullanınca yanlış sınıfa düşebilir. En çok da haber siteleri ile bloglar birbirine girerse kullanıcı biraz uğraşır. Ama dürüst olayım; binlerce bookmark arasında yüzde yüz doğruluk beklemek zaten hayal satmak olurdu. Beklenti yönetimi önemli.

İşte tam da bu noktada devreye giriyor.

Kopyalar ve bozuk bağlantılar

Dublike kayıtları iki yolla yakalaması akıllıca: biri birebir eşleşme için URL normalizasyonu yapıyor — www’yi atma, protokolü silme, sondaki slash’i temizleme — diğeri ise aynı domain içinde kelime benzerliğiyle yakın kopyaları buluyor. Geçen sene Berlin’de bir geliştirici arkadaşımın arşivinde buna benzer bir yöntem denedik; şaşırtıcı biçimde en büyük tasarruf oradan geldi,. Insanlar aynı sayfayı fark etmeden üç kez kaydedebiliyor. Üç kez! Bizzat gördüm.

Kabiliyet Kullanıcıya etkisi Zayıf yani
Sınıflandırma Neyi kaydettiğini hızlı görürsün Karmaşık sitelerde şaşabilir
Kopya tespiti Şişkinliği azaltır Anlamsal olarak çok farklı sayfalarda kaçırabilir
Sağlık puanı Neye önce bakacağını söyler Puanlama bazı kullanıcılara fazla sert gelebilir
Kümeleme/sessions Niyet kümelerini açığa çıkarır Zaman penceresi herkes için ideal olmayabilir

Puanlama ve oturumlar neden önemli?

Asıl numara burada ortaya çıkıyor bence. Her bookmark’a 0-100 arası sağlık puanı vermek iyi fikir değil sadece — kullanıcı psikolojisini de düzeltmeye yarıyor. Çünkü yıllardır el sürülmeyen ama hâlâ saklanan bağlantılar vardır ya (yanlış duymadınız). İşte onlar sessiz borçtur. Küçük küçük vicdan sızlatır.

Puanlama yaşa bakıyor mu? Bakıyor. Yeniden ziyaret edilmiş mi? Ona da bakıyor. Link ölü mü, kopya mı, sınıflanabildi mi — bunların hepsi hesaba katılıyor. Böylece üç yıl önce kaydedilmiş. Hiç açılmamış bir satın alma rehberi ile geçen hafta sakladığın canlı dokümantasyon aynı kefeye konmuyor. Bu makul. Bu konuyla ilgili Zoxide ile Terminalde Kayıp Gitmemek: Hızlı Gezinme Rehberi yazımıza da göz atmanızı tavsiye ederim.

“Bookmark’lar dosya değildir; çoğu zaman ertelenmiş kararlardır.” Bu cümle biraz sert gelebilir ama işin özü tam olarak bu.

Kümeleme nasıl hissediliyor?

Açıkçası, Sistemin bookmark’ları zaman pencerelerine göre gruplaması bana oldukça insani geldi. Otuz dakikalık aralıklarla toplanan kayıtlar sayesinde “Aa, demek ki o gece iki saat sandalye araştırmışım” diyorsun. Evet. İnsan bazen kendi alışveriş davranışına bile şaşırıyor — bunu yaşayınca anlıyorsun.

Çok konuştum, örnekle göstereyim.

Bunu küçük startup’larda özellikle faydalı görüyorum, çünkü ekiplerde bilgi genelde Slack mesajlarında ya da tarayıcı geçmişinde dağılıp kalıyor, istenilen yere gitmiyor. Büyük kurumsal yapılarda ise bu tür kümeler satın alma süreçlerini veya araştırma döngülerini görünür kılabilir, ama orada veri politikası işi biraz çetrefilli hale gelir. Orası ayrı bir yazı konusu.

Tasarım tercihleri hoş ama her şey güllük gülistanlık değil

Lafı gevelemeden söyleyeyim: local-first yaklaşımı hem güçlü yani hem de sınırı olan bir seçimdir. Güçlü, çünkü gizlilik sağlar ve hız verir. Sınırı ise cihazlar arası senkron beklentisini doğrudan çözmüyor — ya da en azından ek iş istiyor. Bu kabul edilebilir bir takas, ama söylenmesi lazım.

Ayrıca UI tarafında yedi farklı görünüm sunması güzel ama yeni kullanıcı için biraz kalabalık hissettirebilir. Dashboard var, All Bookmarks var, Clusters var, Sessions var, Review var, Timeline var, Insights var… Kağıt üstünde zengin duruyor, bunu teslim ediyorum. Fakat ilk kullanımda “ben şimdi nereye tıklayayım?” duygusunu yaratması pekâlâ mümkün. yapıyor konusundaki yazımız yazımızda bu konuya da değinmiştik.

Araya gireyim: Editör masasında bu haberi ilk okuduğumda hemen kendi tarayıcımı açıp deneme isteği geldi — sonra baktım ki benim Chrome profili resmen dijital bodrum katı gibi olmuş. Birkaç filtre sonrası gerçekten de unutulmuş niyet kümeleri çıktı karşıma (şaşırtıcı ama gerçek). Güzel sürpriz. Ama keşke başlangıçta daha sade bir onboarding olsaydı, dedim açıkçası (inanın bana) Daha fazla bilgi için Archon neden zirvede? Yapay zekâda iki ayrı yol ayrımı yazımıza bakabilirsiniz.

Kimin için iyi çalışır?

  • Taslak fikirlerini sürekli saklayan geliştiriciler için baya uygun olabilir. — bunu es geçmeyin
  • Araştırma yapan editörler veya analistler için niyet takibi sağlayabilir.
  • E-ticaret kıyaslamaları yapan kullanıcılar için alışveriş geçmişini toparlayabilir.
  • Büyük ekiplerde kişisel kullanım değerli olsa da merkezi bilgi yönetimi yerine geçmez. — ciddi fark yaratıyor
  • Düzen sevenlerden çok “kaostan anlam çıkarmak isteyenlere” hitap ediyor gibi duruyor.

48 saatte çıkan ürün ne anlatıyor?

Açık konuşayım, Şu detayı atlamayalım lütfen: ürün yaklaşık 48 saatte Chrome Web Store’a çıkmış. Beni en çok ilgilendiren nokta tam burada — üretim temposu. Yazarın Claude Desktop ile mimariyi düşünmesi, Claude Code ile uygulamayı koşturması ve kendisinin araya girip yön vermesi… bugünün geliştirme alışkanlıklarına dair bayağı net sinyal veriyor bu. QuerySelector’ı Bıraktım: DOM’a Direkt Bağlanmak yazımızda da bu konuya değinmiştik. Bir GitHub Projesinin Son %1’i: Sürümü Sağlam Kapatmak yazımızda da bu konuya değinmiştik.

Bir süre önce İstanbul Kadıköy’de katıldığım kapalı oturumda benzer hibrit çalışma modellerinin yaygınlaşacağı konuşuluyordu; Aftermark bunun minik. Somut örneklerinden biri gibi duruyor. Aslında — durun, biraz geriye sarayım — mesele yalnızca hız değil. Doğru işi doğru araçla halletmek. Eğer elinizde tekrarlanabilir görevler varsa AI destekli akış ciddi zaman kazandırabiliyor. Ama mimari düşünceyi bayağı modele bırakınca işler dağılıyor; orada insan eli hâlâ şart. Kesinlikle.

Kısacası, bir de şu var: “prompt then race” yaklaşımı kulağa eğlenceli geliyor, ama kurumsal tarafta herkesin uygulayabileceği türden değil (buna dikkat edin). Tek kişilik girişimlerde iş görebilir. Enterprise seviyede ise test disiplini, gözlemleme ve veri güvenliği olmadan pek yürütülmez. Neyse, uzatmayayım. Mantıklı değil mi? Buradaki asıl mesaj şu — iyi fikir bazen dev ekipten değil, iyi ritimli küçük döngülerden çıkıyor.

{
"yaklaşim": "local-first",
"veri": "IndexedDB",
"siniflandirma": "URL pattern matching",
"odak": ["niyet", "temizlik", "baglam"],
"risk": ["senkron beklentisi", "ilk kurulum karmasasi"]
}

Bana göre eksik kalan taraf neresi?

Açık konuşayım: Aftermark’ın en büyük riski insanların onu ikinci gün bırakması olabilir. Ciddi söylüyorum. Böylesi araçlar ilk anda büyülü görünür — sonra bakım ister. Kullanıcıdan düzenli inceleme bekliyorsa o anekdot tadındaki keşif duygusu kısa sürede sıradan rutine dönüşebilir,. O noktada tool açılmaz olur.

Bir başka eksik nokta da dış dünyaya açılan köprüler. Yerel analiz şahane, ama bazı ekiplerde paylaşılabilir raporlar veya takım düzeyi senaryolar istenir. Orada henüz ham kalmış hissi verebilir. Güzel özellik, evet — ama biraz daha pişmesi lazım.

Yine de dürüst olayım: bu proje beni düşündürdü. Çünkü biz çoğu zaman araçları kategori yönetmek için severiz; halbuki asıl ihtiyaç bazen kategori değil, hafızanın yeniden kurulmasıdır. Eğer sizde binlerce bookmark varsa. Her biri küçük küçük suçluluk üretiyorsa, Aftermark tam oradaki düğümü hedef alıyor demektir. Denemekten zarar gelmez.

Sıkça Sorulan Sorular

Aftermark nedir?

Aftermark, Chrome yer imlerini yerelde analiz eden bir tarayıcı uzantısıdır.
Bookmark’ları sadece listelemek yerine sınıflandırmaya, kopyaları bulmaya ve bağlam çıkarmaya odaklanır.

Aftermark internet bağlantısı olmadan çalışır mı?

Evet, temel analizlerin çoğunu yerel veritabanında yaptığı için çevrimdışı kullanım mantığına yakındır.
Bulut tabanlı API’ye yaslanmadığı için gizlilik açısından da rahat hissettirir.

Bookmark sağlık puanı ne işe yarar?

Şöyle ki, Puanlama hangi bağlantının daha sorunlu olduğunu hızlıca gösterir.
Eski,ölü,kopya ya da hiç kullanılmamış kayıtları ön plana çıkararak temizlik yapmayı kolaylaştırır.

Küçük ekipler için uygun mu?

Hani, Evet, özellikle araştırma yoğun çalışan küçük ekiplerde faydalı olabilir.
Ama ortak bilgi sistemi yerine geçmez; daha çok kişisel düzen aracı gibi düşünmek lazım.


Kaynaklar ve İleri OkumaAftermark GitHub Sayfası;

Chrome Extensions Dokümantasyonu

Aşkın KILIÇ

20+ yıl deneyimli Azure Solutions Architect. Microsoft sertifikalı bulut mimari ve DevOps danışmanı. Azure, yapay zekâ ve bulut teknolojileri üzerine Türkçe teknik içerikler üretiyor.

AZ-305AZ-104AZ-500AZ-400DP-203AI-102

Bu içerik işinize yaradı mı?

Benzer içerikleri kaçırmamak için beni sosyal medyada takip edin.

Haftalık Bülten

Her pazar özenle seçilmiş teknoloji yazıları doğrudan e-postanıza gelsin.

← Onceki Yazi
MacBook’un Keskin Kenarı: Neden Bazıları Zımpara Yapıyor?
Sonraki Yazi →
QuerySelector’ı Bıraktım: DOM’a Direkt Bağlanmak

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haftalık Bülten

Azure, DevOps ve Yapay Zeka dünyasındaki en güncel içerikleri her hafta doğrudan e-postanıza alın.

Spam yok. İstediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
📱
Uygulamayı Yükle Ana ekrana ekle, çevrimdışı oku
Kategoriler
Ara
Paylaş
İçindekiler
← MacBook’un Keskin Kenarı: Nede...
QuerySelector’ı Bıraktım: DOM’... →
📩

Gitmeden önce!

Her pazar özenle seçilmiş teknoloji yazıları ve AI haberleri doğrudan e-postanıza gelsin. Ücretsiz, spam yok.

🔒 Bilgileriniz güvende. İstediğiniz zaman ayrılabilirsiniz.

📬 Haftalık bülten: Teknoloji + AI haberleri