Yani, Mülakat bazen garip bir oyun gibi geliyor. Teknik soruları iyi geçiyorsun, ekran başında aklın dağılmıyor, hatta “tamam bu iş olur” hissi bile geliyor… sonra iki gün sonra — itiraz edebilirsiniz tabi — gelen o soğuk e-posta: “Başka adaylarla ilerleme kararı aldık.” İşin aslı şu ki çoğu zaman mesele sadece kod değil. Karşı taraf, nasıl düşündüğüne, baskı altında ne yaptığınına ve takımla yan yana durup duramayacağına da bakıyor.
Geçen ay Şişli’de bir kahve zincirinde otururken tam buna benzer bir şeyi bir arkadaşım anlattı — bence çok yerinde bir karar —. Frontend mülakatından çıkmış, “bu sefer oldu” diye mesaj atmıştı. Olmadı. Sonra konuşunca fark ettik ki teknik cevapları fena değilmiş ama birkaç cümlesi istemeden yanlış sinyal vermiş. Yani evet, bazı red flag’ler insanın ağzından öylece kaçıyor. Hem de hiç fark etmeden.
Mesele Kod Değil, Sinyal
Açık konuşayım: İyi mülakatçıların çoğu tek tek doğru cevabı avlamaz. Onlar davranış örüntüsü arar. Bir soruya yaklaşımın, belirsizlik anında verdiğin tepki, geçmiş deneyimini anlatırken kullandığın dil… Bunların hepsi küçük ama etkili sinyaller veriyor.
Ben bunu 2023’te Kadıköy’de yapılan bir ürün ekip görüşmesinde çok net gördüm. Adaylardan biri algoritma sorusunu tam çözemedi ama düşünme şeklini öyle güzel anlattı ki ekipteki herkes başını salladı. Çünkü adam paniklemedi; “burada şunu denerim, burada risk var” dedi. Yani mesele her şeyi bilmek değil… nasıldeğini biliyor musun?
Ve işler burada ilginçleşiyor.
Bir de şu var: Mülakata hazırlanan birçok kişi teknik kısma yükleniyor ama iletişim kısmını hafife alıyor. Halbuki yazılım dünyasında kimse yalnız ada yaşamıyor; code review var, product meeting var, acil hotfix var, bir de üstüne pazartesi sabahı gelen o meşhur Slack mesajları var.
“Ben Tek Başına Daha İyiyim” Cümlesi Neden Batıyor?
Küçük bir detay: Bu cümle ilk bakışta masum görünüyor. Hatta dürüst gibi duruyor. Ama işe alan kişinin kulağına başka — kendi adıma konuşayım — türlü gidiyor: takım uyumu zayıf olabilir, geri bildirim almak zor olabilir, paylaşım yapmak istemeyebilir… Liste uzuyor da uzuyor.
Bende bunun minik versiyonu Ankara’daki eski ofisimde yaşanmıştı. Bir junior aday vardı; iyi kod yazıyordu ama sohbet sırasında sürekli “ben kendi kafamda daha rahat çalışırım” çizgisine kaydı. Haklıydı belki ama ifade biçimi kötüydü. O gün öğrendiğim şey şu oldu: Aynı fikir daha yumuşak söylenince bambaşka duyuluyor.
Durun, bir saniye.
“Mesele yalnız çalışmayı sevmen değil; bunu anlatırken takım karşısında kapalı mı görünüyorsun açık mı?”
Daha iyi nasıl söylenir?
İşin garibi, Mesela şöyle denebilir: “Derin odak gerektiren işlerde sessiz zamanlara ihtiyaç duyuyorum ama tasarım kararlarında. Code review süreçlerinde ekip içi fikir alışverişini bayağı değerli buluyorum.” Bu cümlede hem bireysel çalışma isteği var hem de takım oyunculuğu sinyali.
Küçük startup için bu konu daha da önemli çünkü herkes biraz birbirinin gölgesinde çalışıyor zaten (iyi anlamda). Kurumsal tarafta ise iletişim kırmızı çizgi gibi; çünkü orada sadece kod değil süreç de satılıyor.
Eski İşini Kötülemek Niye Riskli?
Bu bölümde lafı gevelemeden söyleyeyim: Eski şirketini ya da okulunu gömmek çoğu zaman sana puan kazandırmaz, tam tersine götürür gelir seni bulur! Çünkü görüşmeyi yapan kişi şunu düşünür: “Burasını da beğenmezse bizi de kötüler mi?” (ben de ilk duyduğumda şaşırmıştım) Daha fazla bilgi için Pixel Boyutunda Kandırmaca: SVG İçine Saklanan Hırsızlık yazımıza bakabilirsiniz. Daha fazla bilgi için Chrome’da Garip Üçlü: Sekme, Wii ve CyberDeck yazımıza bakabilirsiniz.
İstanbul Beşiktaş’ta yaptığım bir röportajda bunu canlı gördüm diyebilirim aslında — dur bir saniye — canlı görmedim tabii. Benzer tonu defalarca duydum.. Adayın biri önce staj yaptığı yeri yerden yere vurdu, sonra yarım dakika içinde fark edip toparlamaya çalıştı ama nafileydi; ilk izlenim gitmişti bile.
| Söyleme Biçimi | Etkisi | Daha Güvenli Alternatif |
|---|---|---|
| “Orası tam felaketti.” | Sorunlu profil algısı yaratır | “Zorlu tarafları vardı.” |
| “Kimse düzgün iş yapmıyordu.” | Kibirli ve kırıcı görünürsün | “Süreçler olgun değildi.” |
| “Hiçbir şey öğrenemedim.” | Kurban dili verir | “Beklediğim kadar yapılandırılmış değildi ama…” |
Bu içerik işinize yaradı mı?
Benzer içerikleri kaçırmamak için beni sosyal medyada takip edin.



