Kariyer

Mülakatta Çaktırılan 7 Yazılımcı Hatası: Kaçın

Yani, Mülakat bazen garip bir oyun gibi geliyor. Teknik soruları iyi geçiyorsun, ekran başında aklın dağılmıyor, hatta “tamam bu iş olur” hissi bile geliyor… sonra iki gün sonra — itiraz edebilirsiniz tabi — gelen o soğuk e-posta: “Başka adaylarla ilerleme kararı aldık.” İşin aslı şu ki çoğu zaman mesele sadece kod değil. Karşı taraf, nasıl düşündüğüne, baskı altında ne yaptığınına ve takımla yan yana durup duramayacağına da bakıyor.

Geçen ay Şişli’de bir kahve zincirinde otururken tam buna benzer bir şeyi bir arkadaşım anlattı — bence çok yerinde bir karar —. Frontend mülakatından çıkmış, “bu sefer oldu” diye mesaj atmıştı. Olmadı. Sonra konuşunca fark ettik ki teknik cevapları fena değilmiş ama birkaç cümlesi istemeden yanlış sinyal vermiş. Yani evet, bazı red flag’ler insanın ağzından öylece kaçıyor. Hem de hiç fark etmeden.

💡 Bilgi: Mülakatlarda en büyük hata çoğu zaman “bilmiyorum” demek değil; onu nasıl tamamladığınla ilgili. Karşı taraf çözüm arayan biri mi görüyorsun, yoksa duvara çarpıp duran biri mi? Fark orada.

Mesele Kod Değil, Sinyal

Açık konuşayım: İyi mülakatçıların çoğu tek tek doğru cevabı avlamaz. Onlar davranış örüntüsü arar. Bir soruya yaklaşımın, belirsizlik anında verdiğin tepki, geçmiş deneyimini anlatırken kullandığın dil… Bunların hepsi küçük ama etkili sinyaller veriyor.

Ben bunu 2023’te Kadıköy’de yapılan bir ürün ekip görüşmesinde çok net gördüm. Adaylardan biri algoritma sorusunu tam çözemedi ama düşünme şeklini öyle güzel anlattı ki ekipteki herkes başını salladı. Çünkü adam paniklemedi; “burada şunu denerim, burada risk var” dedi. Yani mesele her şeyi bilmek değil… nasıldeğini biliyor musun?

Ve işler burada ilginçleşiyor.

Bir de şu var: Mülakata hazırlanan birçok kişi teknik kısma yükleniyor ama iletişim kısmını hafife alıyor. Halbuki yazılım dünyasında kimse yalnız ada yaşamıyor; code review var, product meeting var, acil hotfix var, bir de üstüne pazartesi sabahı gelen o meşhur Slack mesajları var.

“Ben Tek Başına Daha İyiyim” Cümlesi Neden Batıyor?

Küçük bir detay: Bu cümle ilk bakışta masum görünüyor. Hatta dürüst gibi duruyor. Ama işe alan kişinin kulağına başka — kendi adıma konuşayım — türlü gidiyor: takım uyumu zayıf olabilir, geri bildirim almak zor olabilir, paylaşım yapmak istemeyebilir… Liste uzuyor da uzuyor.

Bende bunun minik versiyonu Ankara’daki eski ofisimde yaşanmıştı. Bir junior aday vardı; iyi kod yazıyordu ama sohbet sırasında sürekli “ben kendi kafamda daha rahat çalışırım” çizgisine kaydı. Haklıydı belki ama ifade biçimi kötüydü. O gün öğrendiğim şey şu oldu: Aynı fikir daha yumuşak söylenince bambaşka duyuluyor.

Durun, bir saniye.

“Mesele yalnız çalışmayı sevmen değil; bunu anlatırken takım karşısında kapalı mı görünüyorsun açık mı?”

Daha iyi nasıl söylenir?

İşin garibi, Mesela şöyle denebilir: “Derin odak gerektiren işlerde sessiz zamanlara ihtiyaç duyuyorum ama tasarım kararlarında. Code review süreçlerinde ekip içi fikir alışverişini bayağı değerli buluyorum.” Bu cümlede hem bireysel çalışma isteği var hem de takım oyunculuğu sinyali.

Küçük startup için bu konu daha da önemli çünkü herkes biraz birbirinin gölgesinde çalışıyor zaten (iyi anlamda). Kurumsal tarafta ise iletişim kırmızı çizgi gibi; çünkü orada sadece kod değil süreç de satılıyor.

Eski İşini Kötülemek Niye Riskli?

Bu bölümde lafı gevelemeden söyleyeyim: Eski şirketini ya da okulunu gömmek çoğu zaman sana puan kazandırmaz, tam tersine götürür gelir seni bulur! Çünkü görüşmeyi yapan kişi şunu düşünür: “Burasını da beğenmezse bizi de kötüler mi?” (ben de ilk duyduğumda şaşırmıştım) Daha fazla bilgi için Pixel Boyutunda Kandırmaca: SVG İçine Saklanan Hırsızlık yazımıza bakabilirsiniz. Daha fazla bilgi için Chrome’da Garip Üçlü: Sekme, Wii ve CyberDeck yazımıza bakabilirsiniz.

İstanbul Beşiktaş’ta yaptığım bir röportajda bunu canlı gördüm diyebilirim aslında — dur bir saniye — canlı görmedim tabii. Benzer tonu defalarca duydum.. Adayın biri önce staj yaptığı yeri yerden yere vurdu, sonra yarım dakika içinde fark edip toparlamaya çalıştı ama nafileydi; ilk izlenim gitmişti bile.

Oops—dur bakalım… tabloyu bozmayayım.

Neyse düzeltelim:

| Söyleme Biçimi | Etkisi | Daha Güvenli Alternatif |
|—|—|—|
| “Orası tam felaketti.” | Sorunlu profil algısı yaratır | “Zorlu tarafları vardı.” |
| “Kimse düzgün iş yapmıyordu.” | Kibirli ve kırıcı görünürsün | “Süreçler olgun değildi.” |
| “Hiçbir şey öğrenemedim.” | Kurban dili verir | “Beklediğim kadar yapılandırılmış değildi ama çok şey kaptım.” |

Kendi deneyimimden konuşuyorum, Daha iyi formül şu: negatif deneyimi ders olarak çevirmek. Mesela legacy kodla uğraştığını söylemek yerine, karmaşık sistemleri hızlı çözmeyi öğrendiğini anlatmak çok daha kuvvetli duruyor.

Bilmiyorum Demek Bitiş Değil Başıdır

Aaaaa pardon — en kritik nokta burası aslında.

Bazıları soru gelince direkt donar kalır ya hani (ki bu çoğu kişinin gözünden kaçıyor). İşte sorun orada başlıyor değil bitiyor sanılırsa yanlış olurmuş gibi hissettiriyor 🙂 Neyse uzatmayalım; “bilmiyorum” demek tek başına kötü değildir çünkü kimse her şeyi bilmez. E peki, sonuç ne oldu? Ama onun ardından hiçbir şey eklememek zayıf görünür (inanın bana)

Bakın, burayı atlarsanız yazının kalanı anlamsız kalır. SonarQube mu PMD mi? Java Kodunu Kurtaran Seçim yazımızda bu konuya da değinmiştik.

Kötü örnek:
- Bilmiyorum.
Daha iyi örnek:
- Bilmiyorum ama şu iki noktadan yaklaşırım:
1) Önce problemi daraltırım
2) Sonra benzer dokümantasyon veya log üzerinden ilerlerim
3) Gerekirse yardım isterim
Buradaki amaç "her şeyi biliyorum" havası vermek değil,
düşünce tarzını göstermek.

Editör masasında geçen sene Etiler’de yaptığımız bir değerlendirmede bu ayrımı özellikle tartıştık. Ekibe alınacak adaylardan biri SQL optimizasyonu sorusunda tökezledi fakat hemen sonrasında nasıl araştıracağını adım adım anlattı. Sonuç? Teknik boşluğu tolere edildi çünkü merakı sağlamdı.

Kısacası cevap eksik olabilir; panik kompleksi eksik olmamalı…

Baskıda nasıl konuşmalı?

  • Cevabı bilmiyorsan önce sakin kal.
  • Kafandan geçen ilk fikri yüksek sesle söylemekten çekinme.
  • Tahmin yürütüyorsan bunu açıkça belirt.
  • Mantıklı adımları sıralarsan güven verirsin.
  • Sessiz kalmak yerine düşünerek ilerlemek daha iyidir.

Aynen Gelecek Dört Küçük Tuzak Daha Var”>

Hmm… başlık bozulduysa affedin derken devam edeyim.

[Not:] Buradaki dört madde genelde gözden kaçar:

Kendini fazla parlatmak

Ne yalan söyleyeyim, “Her projede liderdim”, “takımı ben kurtardım”, “performansı ben uçurdum”… Bunlar ara sıra doğru olsa bile üst üste gelince insanın burnu havaya kalkmış gibi duyuluyor.Her şeyin kahramanı olmak yerine katkının somut kısmını anlatmak daha gerçekçi olur.Kağıt üstünde süper dursa da pratikte biraz şüphe doğurabiliyor.”Ben paylaştığım PR sayesinde release hızımız arttı” demek ile “tek başına neredeyse tüm sistemi ben yazdım” demek arasında ciddi fark var.”

Soruyu bölmeden cevaplamak

Bazen adaylar kısa cevap vereceğim derken konuyu kesip atıyor.Düşünsene soru yarıda kaldığında karşı taraf neyin peşinde olduğunu anlayamaz.Burada biraz hikâye kurmak lazım.Mesela önce bağlam ver, sonra aksiyon, en sonda sonuç.Basit gibi görünüyor fakat inanılmaz işe yarıyor.

Ters köşe mizah yapmak

Mizah iyidir tabii.Ama tanımadığın insanlarla yapılan resmi görüşmede fazla rahat şaka yapmak beklediğin kadar iyi gitmeyebilir.Bir kere Maslak’ta katıldığım topluluk etkinliğinde biri aşırı espri yaparak ortam açmaya çalıştı ; insanlar güldü ama mülakat masasında aynı etki oluşmadığını sonradan kendisi de kabul etti.Gerçekten ince çizgi. Bir Haftada AI Fatura Üreticisi: Hızlı SaaS Dersi yazımızda da bu konuya değinmiştik. Agentforce Script: Salesforce’un AI Ajanlarına Getirdiği Fren Pedalı yazımızda da bu konuya değinmiştik.

Aceleyle pozisyon değiştirmek

“Backend istiyorum” deyip üç dakika sonra “aslında frontend’e de açığım”, sonra tekrar “DevOps’a yakın hissediyorum” dersen kafa karıştırırsın.Tabii ki esnek olmak güzel ancak yönsüz görünmek başka bir şeydir.Senin hikâyenin omurgası olmalı.Yoksa şirket seni ‘hangi rolde kullanacağız’ diye düşünmeye başlayınca işler çetrefilleşir.”

En kuvvetli mülakat cevabı bazen en uzun olan değil, en net olanıdır. Gereksiz süsleme yerine bağlam + aksiyon + sonuç formülü çoğu durumda yeter.
}

Peki Ne Yapmalı?

Bak şimdi, işi toparlayan temel yaklaşımı sade şekilde söyleyeyim : görüşmede hedefin sadece bilgili görünmek olmamalI. Güvenilir, birlikte çalışılabilir ve öğrenmeye açık görünmelisin (ben de ilk duyduğumda şaşırmıştım). Bu üçlü kombinasyon çoğu ekip için altın değerinde. Bilhassa giriş seviyesinde buna ekstra bakılıyor ; çünkü teknik açıklar kapanır. Karakter sorunu kolay kolay düzelmez.

Bi saniye — Bir geliştirme ekibinde yıllarca editörlük. Gözlem yaptıktan sonra şunu net gördüm : İnsanlar hatasız olmayınca elenmiyor ; hatasını nasıl taşıdığına göre değerlendiriliyor (kendi tecrübem). Yanlış cevap verenlerle dolu listeler gördüm, yine de işe girenlerin ortak noktası hep aynıydı — sakinlik, açıklama becerisi ve merak. Bakın şimdi bu kadar basit aslında (bizzat test ettim) — bence çok yerinde bir karar —

  • Takımı küçümseyen dil kullanma.
  • Belirsizlikte donup kalma.
  • Eski deneyimini kötüleyerek güç toplamaya çalışma.
  • Bilmiyorsan bile düşünme biçimini göster.

Son Söz : Mülakat Aslında Kültür Testi Gibi

İlk bakışta teknik sınav sanıyoruz, fakat gerçekte kültür testi havası ağır basıyor. Bir ürün ekibine girerken senden beklenen şey sadece fonksiyon yazman değil ; problem çözerken yanında taşlaşmamış olması gereken tavrın da ölçülüyor. O yüzden azıcık dikkat… küçük ifadeler bazen koca fırsatları belirliyor.

Şayet bugün bir mülakata girecek olsam, artık cevabımdan çok tonuma dikkat ederim. Kendinden emin olurum ama ukala olmam ; dürüst olurum ama yıkıcı olmam ; bilmiyorsam saklanmam fakat orada takılı kalmam. Bu dengeyi kurunca oyun değişiyor gerçekten !

Sıkça Sorulan Sorular

Mülakatta en büyük red flag nedir?

Genelde takım uyumunu zedeleyen dil en büyük kırmızı bayrak oluyor. Eski şirketi kötülemek, aşırı bireysellik vurgusu yapmak veya belirsizlikte büyük ölçüde kilitlenmek sık görülen hatalar arasında.

“Bilmiyorum” demek elenme sebebi mi?

Hayır, tek başına elenme sebebi değildir. Asıl önemli olan bunun ardından nasıl düşündüğünü göstermendir ; tahmin yürütmek, yaklaşım önermek veya öğrenme isteği belirtmek işi toparlar.

Mülakatta kendimi fazla övmeli miyim?

Fazla övgü genelde ters teper. Somut katkılarından bahsetmen yeterli ; metrik, sonuç ya da problem çözme örneği verirsen çok daha inandırıcı olursun.

Takımla çalışmayı sevdiğimi nasıl belli ederim?

Kod inceleme, brainstorming ve ortak karar alma süreçlerinden hoşlandığını söylemen yeterli. Bunu destekleyen gerçek örnek verirsen sözün çok daha güçlü olur.

Söyleme Biçimi Etkisi Daha Güvenli Alternatif
“Orası tam felaketti.” Sorunlu profil algısı yaratır “Zorlu tarafları vardı.”
“Kimse düzgün iş yapmıyordu.” Kibirli ve kırıcı görünürsün “Süreçler olgun değildi.”
“Hiçbir şey öğrenemedim.” Kurban dili verir “Beklediğim kadar yapılandırılmış değildi ama…”
Aşkın KILIÇ

20+ yıl deneyimli Azure Solutions Architect. Microsoft sertifikalı bulut mimari ve DevOps danışmanı. Azure, yapay zekâ ve bulut teknolojileri üzerine Türkçe teknik içerikler üretiyor.

AZ-305AZ-104AZ-500AZ-400DP-203AI-102

Bu içerik işinize yaradı mı?

Benzer içerikleri kaçırmamak için beni sosyal medyada takip edin.

Haftalık Bülten

Her pazar özenle seçilmiş teknoloji yazıları doğrudan e-postanıza gelsin.

← Onceki Yazi
SonarQube mu PMD mi? Java Kodunu Kurtaran Seçim
Sonraki Yazi →
Apple AirTag 4’lü Paket İndirime Düştü: Eski Sürüm Hâlâ Alınır mı?

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haftalık Bülten

Azure, DevOps ve Yapay Zeka dünyasındaki en güncel içerikleri her hafta doğrudan e-postanıza alın.

Spam yok. İstediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
📱
Uygulamayı Yükle Ana ekrana ekle, çevrimdışı oku
Kategoriler
Ara
Paylaş
İçindekiler
← SonarQube mu PMD mi? Java Kodu...
Apple AirTag 4’lü Paket İndiri... →
📩

Gitmeden önce!

Her pazar özenle seçilmiş teknoloji yazıları ve AI haberleri doğrudan e-postanıza gelsin. Ücretsiz, spam yok.

🔒 Bilgileriniz güvende. İstediğiniz zaman ayrılabilirsiniz.

📬 Haftalık bülten: Teknoloji + AI haberleri